Rümeysa.
Adımı çok severim.
Karanlık gecede yol gösteren yıldız demekmiş.
Ama Rümeysa demezler bana.
Rüm derler bazen. Hatta rüm ve türevleri. Rümü, rümi, rümük, rümüksa, rümiş, rümüküp, rümrüm....
Bazen de Rose derler. Axl Rose'dan gelir Titanik'teki Rose'a kadar gider bunun söylenme amacı.
Başka başka bissürü şey de var aslında.
Kurabiye, En anlamlı abartı, Itıresen, Olga, Duracell, Fırat, Palmiye, Tinkerbell, Aykırı soytarı, Kırmızı ojeli kız, Pappatia, Nesquik... diyee devam eder.
Gevezeyim. Çok.
17 yaşındayım. Evet, ben de Teoman'dan On Yedi'yi dinlerken bi garip hissediyorum ama 18+ olunca da bişeylerin değişeceğine inanmıyorum.
Nihilistim.
Asteroid B612'de yaşıyorum bi de ben.
Biraz uzak, ama manzarası güzeldir.
Birini çok severseniz eğer uzaklıklar pek de önemli değil bence.
Tabi çok severseniz.
Mesela ben Peter Pan için Varolmayan Ülke'ye taşınmaya hazırdım.
Gecelerce pencere önünde beklemişliğim vardır onu.
Hiç gelmedi. Biraz bile. Yine olsa yine bekler, yarışmacı arkadaşlara başarılar dilerim.
Bunları okuma zahmetine girmiş kişi, bana yaz olur mu? Mutlu olurum. Çok.
En sevdiğim renk mor.
En sevdiğim ses çocuk sesi.
En sevdiğim kitap Watchers(Dean R. Koontz).
En sevdiğim yaratık Fırat.
En sevdiğim hayvan-lar- Box Jellyfish ve Kuala.
En sevdiğim çiçek papatya.
En sevdiğim film Jeux D'enfants.
En sevdiğim dizi How I Meet Your Mother.
En sevdiğim adam William Bruce Bailey.
"Öptüm." denince öpülmediğini savunuyorum.
Ama; Bir nedeni yok sadece öptüm.
Bu yaz iptalmiş. Yine kış olacakmış.
gorunmezadam:
Seneye 2 tane yaz yaşayacakmışız.